ARAMA MOTORU
© COPYRIGHT
Bu sitenin tasarım ve içerik hakları Sn. Mustafa AYDIN ve sitedeki TarımNet / Sayfayı Hazırlayanlar bölümünde ismi yazılı olan kişilere aittir. İzinsiz, para karşılığında kullanılamaz, kopyalanamaz ve dağıtılamaz.
DİĞER SİTELER
Volkan Derinbay
Fotokompozisyon
Briç Dersleri
Hititler
Web Dilleri
Buffy
AGV

Domain
 
TarımNet / Bitkisel Üretim / Bahçe Bitkileri / Sebzecilik /
           


6. SEBZELERİN EKOLOJİK İSTEKLERİ

6.1. İklim:
6.1.1. Işık
6.1.2. Sıcaklık
6.1.3. Yağış
6.1.4. Nem
6.1.5. Rüzgar
6.2. Toprak
6.2.1. Kumlu topraklar
6.2.2. Kumlu-Tınlı Topraklar
6.2.3. Tınlı Topraklar
6.2.4. Milli- Tınlı Topraklar
6.2.5. Killi Topraklar
6.2.6. Turbiyer topraklar
6.2.7. Kireçli Topraklar
6.2.8. Yön ve Konum

Çevre şartları yetiştirilen bitkiler üzerine devamlı etki eder. İyi bir toprak, iyi bir iklim koşulu olmadıkça verimli olamaz. Buna karşılık iyi bir iklimde en kötü toprakların bile çeşitli yollarla ıslah edilmesi ve kullanılması mümkündür. İyi bir iklimle iyi bir toprakta sebzecilik verimli olacak şekilde yapılır.

6.1. İklim:
[Konu Başlığı] [Sonraki Konu]

İklim, bir ülke sebzeciliğinin ne şekilde yapılacağının, hangi işletme şeklinin ortaya çıkacağını, hangi sebze cins, tür veya çeşitlerin seçileceğini, ne zaman yetiştirileceğini ve bunların yetiştirme yöntemlerinin nasıl olacağını sınırlar ve yönlendirir.

Kısa vejetasyon süresi olan bir yerde, salça-domates yetiştiriciliği yapılamaz. Salça üretimi için domateslerin doğrudan tohum ekimi ile üretilmesi gerekir. Bu durumda tohum ekiminden olgunluğa kadar 5-6 aya ihtiyaç vardır. Bu süreden daha az yetiştirme devresi olan yerlerde domateslerin çoğu kızarmadan kalır. Salçalık için beklenen verim elde edilemez. Çorum, Kastamonu gibi illerimizde salça fabrikası kurulmuş olsa; bu illerde 2-3 aylık bir yetiştirme dönemi vardır. Direk tohum ekimi vejetasyon kısa olduğu için yapılamaz. Fide yetiştirilip, tarlaya dikildiğinde bile tarlada %30-40 ürün olgunlaşmadan yeşil kalır. Ayrıca fide elde etmek ayrı bir masrafı gerektirir ve konserve maliyetini artırır. Çorum, Kastamonu illerinin 3-4 aylık vejetasyonuna karşılık Antalya-İçel illerinde 7-8 aylık bir vejetasyon süresi vardır. Bu illerde yaz aylarının çok sıcak olması çiçek tomurcuklarının oluşmasını kısıtlamakta, açan çiçeklerde döllenmeyi engellemekte ve verimi düşürmektedir. Yaz aylarının dışındaki domates yetiştiriciliğinde, kg maliyet yükselmekte ve yetiştirilen domatesler taze olarak tüketilememektedir. Bu bölgede koşullar, seraların kurulması ve bu tip işletme tarzını seçilmesini zorunlu kılmakta, daha çok turfanda sebze yetiştiriciliği öne çıkmakta ve Pazar sebzeciliğine doğru işletmeleri teşvik etmektedir. Direkt tohum ekiminden çok, fide yetiştirilmesi ön plana çıkmakta ve sebzenin olmadığı zamanda ürün yetiştirmek ve para kazanmak amaçlanmaktadır.

Bir çevrenin iklim koşulları altında beklenen bütün değişim ortalamaları (vejetasyon süresi uzunluğu, toplam sıcaklık, en düşük ve en yüksek sıcaklıklar, ışık, nispi nem, yağış miktarı ve dağılışı, rüzgar durumu) ele alınır. Bu faktörlerin tümü o bölgenin iklimini verir.

6.1.1. Işık
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

sebzelerin büyüme ve gelişmeleri sırasında oluşan her türlü yaşam faaliyetlerinde gereksinim duydukları bir faktördür. Yemeklik mantarlar haricinde tüm sebzeler için ışık önemli bir hayat kaynağıdır.

Işığın bitkinin beslenmesinde, organ teşekkülünde, organların hareketinde etkisi bulunmaktadır. Bunlar sırasıyla;

  • Fotosentez
  • İyon alımı
  • İçsel maddelerin taşınması, depolanması
  • Organ hareketleri, (stomaların açılıp kapanması, yaprak ve gövde hareketleri)
  • Organ teşekkülü (yaprak, dal veya çiçek)

Işığın önemli bir rolü, sebzelerin vejetatif büyümeden generatif gelişmeye geçmelerine yardımcı olmaktadır. Yeryüzündeki çeşitli iklim kuşakları, yükseklileri ve düzlükler günlük ışık miktarının süresini etkileyerek ışık miktarını arttırır veya azaltır. Işık miktarının azalması veya çoğalması bitkilerin çiçeklenmesi yönünden etkilidir. Bitkilerde vejetatif büyüme ucu, boğumlar arası be boğumlardan çıkan taç ve çanak yapraklar, erkek ve dişi organlar olarak devam eder. Çiçek teşekkülünden önce vejetatif sürgün ucunda bol miktarda meristem hücrelerin çoğalması vardır. Bu hücreler sürgünü ve yaprakları oluşturur. Başkalaşımın meydana gelmesi ile, yani vejetatif devreden generatif devreye geçilmesi ile, tepe sürgünü genişler ve sürgün ucunda yaprak oluşumu durarak, bunun yerine çiçek organları oluşumu başlar, Bitkilerin ışık süresi karşısında gösterdikleri bu tepkiye “Fotoperyodizm” denir. Gün uzunluğu ve kısalığı bakımından sebzeler diğer bitkiler gibi gruplara ayrılır. Bir gün içinde 14-16 saatten daha fazla ışık isteyen sebzelere uzun gün sebzeleri denir. Bu sebzelerle ışıklanma süresinin uzaması, onların vejatatif gelişmeden, generatif gelişmeye geçmelerini sağlar. Işık süresinin azalması ile devamlı vejetatif gelişmede kalırlar. Uzun gün bitkisine örnek, ıspanak, kıvırcık, marul, bamya, bezelye, turp verilebilir.

Diğer bir grup sebze çeşidi kısa gün sebzeleridir. Bu sebzelerle ışık süresinin 10-12 saatin altında olması seksüel gelişmede rol oynar. Bu sebzeler uzun günde, devamlı vejetatif gelişmede kalırlar. Kısa gün sebzeleri soya fasulyesi, bazı ıspanak çeşitleri ve bazı fasulye çeşitleridir.

Sebzeler arasında gün uzunluğu ve kısalığına reaksiyon göstermeyenler de vardır. Bazı baş salatalar, patlıcan, bazı fasulye, domates, biber çeşitleri burada sayılabilir. Nötral olan bu sebzelerde büyüme ve gelişme için 10-15 saatlik bir ışıklanma amaca yeterlidir.

6.1.2. Sıcaklık
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Sebze çeşitleri ile sıcaklık arasında sıkı bir ilişki bulunmaktadır. Sebzeler gelişmeleri sırasında, sıcaklığın belirli oranlarda olmasını ister. Bu sıcaklık isteği tür ve çeşitlere göre değiştiği gibi, bir çeşidin belirli gelişme zamanlarında da farklılık gösterir.

Sebze yetiştirilmesi bakımından, köklerin topraktan suyu ve dolayısıyla suda erimiş halde bulunan besin maddelerini bünyelerine alması, besin maddelerini bu su aracılığı ile herhangi bir organına iletilmesi, transpirasyon sırasında suyun dışarı atılması ve bu fizyolojik olayların cereyanı belirli bir sıcaklığın olması ile mümkündür. Çünkü suyun 00C’den itibaren donduğu ve 600C’den sonra buharlaştığı göz önünde tutulursa sebzelerin yapısında meydana gelecek yukarıdaki fizyolojik olaylar için olmazsa 0-600C arasında bir sıcaklığa gerek duyulduğu kolayca anlaşılır.

Sebzeler gelişimlerini belirli sıcaklık sınırları arasında tamamlar. Bu sıcaklık sınırının en düşük derecesi minimum, en yüksek derecesi maksimum ve bu sınır arasında gelişmenin en iyi olduğu derece ise optimumdur.

Tablo 10: Sebzelerin Sıcaklık İstekleri ( C0 )

Bitki Çeşitleri Minimum Optimum Maksimum Isı Farkı
Bakla 3-4 25 30 27
Bezelye 1 25 35 34
Fasulye 10 32 37 37
Kabak 12 30 40 28
Kavun 12-15 35 40 28
Hıyar 11 30 40 29
Havuç 4-5 25 30 26
Yabani Havuç 0-1 20 25 24
Lahana 0-1 15 30 30

Sıcaklığın minimum sınırı altına düşmesi sonucu sebzelerde ilk olarak gelişme durur. Düşük sıcaklığın devam etmesi halinde donma başlar ve nihayet bitki ölür. Ayrıca sıcaklığın ani değişiklikler göstermesi büyüme ve gelişme bakımından zararlıdır. Sebzelerin düşük sıcaklık derecelerine göstermiş olduğu etkenlik çeşitlerine göre değiştiği gibi, gelişmenin devrelerine göre de farklıdır. Genel olarak yazlık sebzelerde sıcaklığın 00C’ye düşmesi ve devam etmesi halinde donma başlar. Kışlık sebzeler düşük sıcaklara daha dayanıklı. Çoğu zaman sıcaklığın 00C altında –2 ve 30C’ye düşmesi bile zararlı etki yapmaz. Hatta lahana -100C’de 2, bazen 4-5 gün soğuğa dayanır. Fakat soğuğun devam etmesi halinde bunlarda da donma başlar.

Sıcaklığın maksimum sınıra yaklaşması ve geçmesi birçok sebze çeşitlerinde hastalıkları ortaya çıkarır. Solgunluk, güneş çarpması ve güneş yanıklarını yazın hıyar, kabak, domates ve diğer sebzeler üzerinde görmek her zaman mümkündür. Ayrıca bir çok sebzenin özellikle biber ve domates gibi meyveleri yenen sebzelerin, yüksek sıcaklıklarda çiçek oluşumu durur. Bitkiler sadece vejetatif büyük çiçekler oluşsa bile çiçek organlarının oluşumu tam olmaz, döllenme meydana gelmez, meyveler oluşmaz. Bunun en güzel örneği Adana ve Antalya’da görülür. Bu yörelerde yaz aylarında sıcaklık çok yüksek 40-500C’dir. Bu aylarda domates yetiştiriciliği kısıtlanır. Halen yaz aylarında yüksek sıcaklığa dayanacak domates çeşitleri üzerine çalışmalar devam etmektedir. Bu çeşitler bulunursa, yaz aylarında Adana ve Antalya gibi sıcak yerlerde domates yetiştirilebilir.

Sıcaklığın maksimum veya minimum sınırı bir bölgede sebzecilik yapılma zamanını gösteren veya kısıtlayan bir faktördür. Çünkü yıl içerisinde maksimum veya minimum sıcaklıklar belirli bir zaman içinde meydana gelir. Düşük sıcaklık (don) ilkbaharda meydana gelirse”son donlar” sonbaharda meydana gelirse “ilk donlar” adını alır. Bu iki don süresi arasında kalan zaman o bölgede sebze yetiştirme süresini verir. Bu süre bir bölgede sebzecilik yapılma şansını belirleyen ve sebze çeşitlerinin seçimini etkileyen faktördür. Yapılan çalışmalar; hava ve toprak sıcaklığı arasında bir dengesizlik meydana gelirse sebzelerin gelişmesinin aksayacağını göstermiştir.

Sıcaklık, bir gece ve gündüz sıcaklığı olarak incelenir. Bir çok sebzenin gelişme ve büyüme sırasında gece ve gündüz sıcaklığının farklı olması olumlu sonuçlar vermekte, erken çiçeklenmede ve ürün veriminde etkili olmaktadır.

Bitkilerin ritmik sıcaklık değişmeleri karşısında gösterdikleri tepkiye “Termeperyodizm” denir. Bunu gece ve gündüz sıcaklık değişimi olarak tarif edenlerde vardır. Sebzelerde genellikle gece ve gündüz sıcaklığı arasında 6-80C’lik bir farkın bulunması istenir. Nitekim yapılan denemelerde, domateslerde gündüz sıcaklığı 19-200C, gece sıcaklığı 14-180C arasında olması verimi en yüksek düzeye çıkarmaktadır. Günün her saatinde 240C sıcaklık, domateslerde verimi düşürmüştür. Bu istek hıyarlarda gündüz 22-270C, gece 17-210C’dir.

Bitkilerin bir çoğu, belli bir düşük sıcaklıkla karşılaşmadıkça çiçek açıp meyve vermez. Bitkilerde düşük sıcaklık uygulamasına “Vernalizasyon” denir. Vernalizasyonun yazarlara göre tarifi ve anlamı değişiklik gösterir.

6.1.3. Yağış
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Yağışın sebze gelişmesi bakımından önemi büyüktür. Ülkemizde yağışlar bazı bölgeler hariç tutulursa genellikle kış aylarında düşer. Dolayısıyla sebzeler bu yağışlardan istenen ölçülerden yararlanamazlar.

Yağış çığ, kırağı, yağmur, dolu ve kar şeklinde meydana gelir. Sebzeler için en önemli yağış şekli yağmurdur. Yağmurun gelişme devresinde büyümeyi hızlandırır. Çünkü yağmur suyu en iyi sulama suyudur. Bileşiminde az miktarda yabancı madde bulunur. Yumuşak, hava sıcaklığında havanın oksijen ve azotunu erimiş halde içerir. Sebzeleri yıkayarak gözeneklerini açar. Solunumu ve CO2 özümlemesini hızlandırır.

Diğer yağış şekillerinin fayda yerine zararları vardır. Örneğin, dolu sebzelerin yaprak ve dallarını kırıp parçalamakta; kar, kırağı ile beraber düşük sıcaklık üşümelerine, donmalarına neden olmaktadır. Zaten bu yağış şekilleri sebzelerin yetiştirilemediği kış aylarında kendini gösterir. Bu yağışlar, sonbaharda arazi sürüldükten sonra kalan büyük tezeklerin parçalanıp ufalanmasında, taban suyu oluşumunda ve sonradan sebzelerin bu sudan, yetişme devrelerinde faydalanmasında etkilidir. Ayrıca kuyu, nehir ve göl gibi suların kaynağını teşkil eder. Dolaylı olarak sebze yetiştiriciliğine etken olur.

Yağışın devamlı ve fazla miktarda olmasının sebze gelişmesine zararlı etkisi vardır. Topraktaki suyun artmasına, toprağın havasız kalmasına, köklerin gelişmesine, sebzelerde kloroz ve mantari hastalılara ait enfeksiyonun başlamasına neden olur. Ayrıca çiçeklenme devresinde meydana gelirse döllenmeyi önler, çiçek silkmesi yaparak ürün miktarını düşürür. Sebze tohumlarının hasatı sırasında da yağmurlu ve bulutlu havalar pek istenmez. Tohumluğun kalitesini büyük ölçüde düşürür.

6.1.4. Nem
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Hava nispi neminin, sebzelerin kalitesi ve sulama suyu üzerinde etkisi vardır. Kurak ve nispi nemi düşük bölgelerde yetişen sebze çeşitleri kaba, lifli yapılı olup, tat ve aroma maddelerince fakirdir. Buna karşın nemli bölgelerde yetişen sebze çeşitleri yumuşak, gevrek, tat ve aroma maddeleri bakımından zengindir. Nispi nemi yüksek bölgelerde suyun toprak ve bitkiden buharlaşması azdır. Su, uzun aralıklarla ve az miktarda verilir. Fakat nispi nemi düşük bölgelerde buharlaşmanın fazla olması kısa aralıklarla ve fazla su kullanılmasına neden olur.

Sebzeler bileşimlerinde %60-95 arasında su içerdiklerinden hava neminin %60-80 arasında olması istenir.

6.1.5. Rüzgar
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Sebze yetiştirilmesinde dikkat edilecek faktörlerden bir tanesi de rüzgarlardır. Hafif esen rüzgarlar sebze gelişmesinde olumlu rol oynar. Hafif hava cereyanı tranpirasyonu hızlandırdığı için, bitkiler topraktan su ile birlikte besin maddelerini de alır ve daha iyi gelişir. Şiddetli az olan bu rüzgarlar yanında soğuk, sıcak ve kuru esen şiddetli rüzgarlar sebzeleri yakar, dondurur veya kırar. Rüzgarın bu olumsuz etkisini rüzgar kıranlarla önlemek mümkün olmaktadır. Sebze bahçelerinde 1-3 m/saniye hızında bir rüzgar hareketi, büyüme ve gelişmeyi en iyi şekilde tutmakta, toprak ve bitkideki buharlaşmanın istenen düzeyde bulunmasını sağlamaktadır.

6.2. Toprak
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Sebze bahçelerinde pratikte bahçe toprağı adı ile anılan tınlı, derin geçirgen,humusça zengin, su tutma kabiliyeti yerinde verimli topraklar ideal bahçe toprağı olarak kabul edilmektedir. Her ne kadar sebzeler toprak bakımından bazı sebzelerin en iyi bir şekilde gelişebilmeleri ve ürün verebilmeleri için istedikleri toprak şartlarında yetiştirilmeleri en doğru harekettir.

Sebzecilik yapılan başlıca toprak tipleri: Sebze bahçelerinde rastlanan toprak tipleri çok değişik karakterlerde olmakla beraber üzerinde sebzecilik yapılan başlıca toprak tiplerini şöyle sıralayabiliriz.

  • Kumlu topraklar,
  • Kumlu-tınlı topraklar,
  • Tınlı topraklar,
  • Milli-tınlı topraklar,
  • Killi topraklar,
  • Turbiyer topraklar,
  • Kireçli topraklar.

6.2.1. Kumlu topraklar
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

İçeriklerinde %15’den daha az miktarda kil veya mil bulunan topraklardır. Hafif topraklar arasında yer alan bu tip topraklar humusça fakir olduklarından su tutma kabiliyetleri iyi değildir ve besin değerleri de normal bir sebzecilik bakımından çok yetersizdir. Yeşil gübre veya yeterli miktarda iyi nitelikli ahır gübresi ile düzenli gübrelenerek nitelikleri iyileştirilirse özellikle erkencilik bakımından ıslah edilebilir. Bu tip topraklar ıslah edilirse turfanda patates, soğan, havuç ve kuşkonmaz yetiştirilir.

6.2.2. Kumlu-Tınlı Topraklar
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Sebzecilik için uygun topraklardır. İçeriklerinde %20-50 arasında kil bulunduran tipleri vardır. Erkencilik bakımından hafif topraklar kadar elverişli olmamakla beraber killi topraklara göre ürünü çok daha çabuk olgunlaştırır. Ürüncülük bakımından ise bir çok sebzeler için elverişli topraklar olarak kabul edilen kumlu-tınlı toprakların bünyelerinin daima iyi bir halde bulunması için zaman zaman yeşil gübre veya iyi nitelikli yanmış çiftlik gübresi ile gübrelemeyi ihmal edilmemelidir. Tınlı-kumlu topraklar ise sebze üretimi için uygun topraklardandır. Su tutma kabiliyeti daha yüksek olduğundan erkencilikten çok ürün bakımından önemlidir. ,

6.2.3. Tınlı Topraklar
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Tınlı toprakların içeriğinde % 20’ den az kil, % 30-50 arasında mil ve % 30-50 arasında kum bulunur. Bahçıvanların bahçe toprağı olarak adlandırdığı topraklardır. Sebze üretimi için en uygun topraklardır. Bu topraklardan erken sebze yetiştirmeden çok ürün bakımından değerli topraklardır. Su tutma kapasitesinin ve geçirgenliğinin iyi olması ve gübreleme işlemlerinin uygun yapılması halinde sebzeler için verimli topraklardır.

6.2.4. Milli- Tınlı Topraklar
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Bu tip topraklar % 20’ den az kil, % 50 veya daha fazla mil ve % 50’ den az kum içeren topraklardır. Birçok sebzelerin yetiştirilmesine elverişli topraklardır. Milli toprakların karakterleri kumlu ve kumlu- tınlı topraklara göre besin değerleri ve su tutma kapasiteleri daha yüksektir. Sebzecilikte genel olarak iyi nitelikli toprak bünyesi olarak kabul edilir.

6.2.5. Killi Topraklar
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Bu toprakların içeriğinde % 20-30 arasında kil bulunur. Eğer killi topraklar bünyelerinde % 30’ dan az mil ve % 50-80 oranında kum içerirse bu topraklara killi-tınlı topraklar,eğer içeriklerinde % 50-80 mil ve % 30 kum içerirse tınlı-killi topraklar adı verilir. Killi topraklar küçük işletmeler için önerilmez. Bu topraklar yaprakları yenen lahana, ıspanak, semizotu ve pazı gibi sebzelerle geç ürün almak üzere mısır ve domates yetiştiriciliği için tavsiye edilir.

6.2.6. Turbiyer topraklar
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Bazı bitkilerin zamanla çürümesi sonucunda meydana gelen topraklardır. Yabancı ülkelerde “Muck” veya “Peat” diye anılan bu topraklar fazla miktarda organik madde içerirler. Bu topraklar için yabancı ülkelerde kullanılan Muck ve Peat isimleri içerikleri dikkate alınarak verilmiştir. Eğer toprak bünyesinde %50 kadar organik madde varsa bu Peat toprağı diye anılmakta, buna karşın organik madde miktarı bu orandan düşük olursa buna da Muck adı verilmektedir.

Ülkemizde orman toprağı veya funda toprağı diye anılan bu topraklar daha ziyade çiçekçilikte saksı toprağı olarak kullanıldığı halde, yabancı ülkelerde bu amaçlardan başka çeşitli sebze fidelerinin şaşırtılmasında geniş ölçüde kullanılan saksı ve toprak bloklarının üretiminde kullanılmaktadır. Bitkiler saksılarıyla birlikte esas yerlerine dikildiklerinde oldukça kolay ve rahatlıkla yeni yerlerine alışmakta ve saksının kısa bir süre zarfında çürüyüp dağılması ile o yerde humusça zengin bir toprak meydana gelmektedir.

Yapılan çalışmalara göre turbiyer topraklar üzerinde vejetasyon süreleri uzun olan sebzelerin yetiştirilmesi özellikle ilkbahar donlarının daha geç zamanlara kadar devam ettiği, buna karşın sonbahar donlarının daha erken başladığı yerlerde çok zor hatta imkansızdır. Aksi takdirde yetiştirilen sebzeler donlardan diğer topraklara nazaran daha fazla zarar görmektedir.

Turbiyer toprakların belli başlı karakterleri şöyle özetlenebilir.

  1. Nitrojence zengindirler,
  2. Su tutma kabiliyetleri çok yüksektir,
  3. Killi topraklar gibi kolay kurumazlar,
  4. Yağışlardan sonra oldukça kolay işlenirler.

Bu gibi topraklar karakterleri itibariyle gevşek bir bünyeye sahip olduklarından özellikle kökleri yenen sebzeler iyi bir bakıma tabi tutmak şartı ile oldukça iyi yetiştirilirler.

6.2.7. Kireçli Topraklar
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

İçeriklerinde %20-30 veya daha yüksek oranda kireç bulunan topraklardır. Kireçli topraklar, kireç oranının artması ile yakıcılık ve toprağa verilen gübrelerden faydalanmaya engel olma gibi önemli sakıncaları nedeniyle tarımda hiçbir zaman uygun bulunmamaktadır. Bu gibi topraklarda sebze yetiştiriciliği yapmak zorunluluğu bunların diğer topraklara göre daha sık, daha fazla gübrelenme ve sulanmaları gerekir. Kireçli toprakların bu sakıncalarına karşı, toprakta kirecin bulunmaması da iyi değildir. Çünkü uygun miktarlarda bulunan kireç toprağı daha kolayca faydalanacak duruma sokar. Sebzeler arasında havuç, bezelye, fasulye, bakla ve şalgam diğer sebzelere göre kireci daha fazla sevdiklerinden, bunların yetiştirileceği topraklarda kireç tayini yapılarak gerekli tedbirler alınmalıdır.

Kireçli toprakların olumsuz etkileri içeriklerindeki organik madde miktarını artırmak suretiyle giderilirler. Bunun içinde en etkili yol iyi nitelikli ahır gübresi ve düzenli bir yeşil gübre uygulamasıdır.

6.2.8. Yön ve Konum
[Konu Başlığı] [Önceki Konu]

Türkiye kuzey yarım küreleri 36 ile 42 enlem dereceleri arasında yer almaktadır. Güney ve kuzey arasında 6 enlem derecelik bir fark olmasına karşın, büyük iklim değişiklikleri meydana getirerek dağlar, ovalar ve vadilerde kendine özgü iklimler geliştirerek bitkilerin yetişme koşullarını farklılaştırmıştır. Sebzecilik yapılacak yerin konumu bu bakımdan büyük önem kazanmaktadır. Sebze bahçeleri genelde düz alanlar üzerinde kurulur. Eğimin %1-2 olması istenir. Eğim %3-5 üzerine çıkarsa bu yerler teraslama ve şekilleme yapılarak sebzecilikte kullanılabilir. Sebze bahçelerinin ovalarda, tepe düzlüklerinde ve yaylalarda kurulması önlenebilir.

Eğimli bir alanın belli bir yöne bakması onun yönünü meydana getirir. Güney, güney batı, güney doğu yönleri, kuzey, kuzey doğu, kuzey batı, batı ve doğu yönlerine göre daha sıcaktır. Daha çok turfanda sebze yetiştiriciliği, ser sebzeciliği başarılı sonuç getirir. Çok sıcak bölgelerde ise kuzey-kuzey batı, kuzey-doğu yönleri tercih edilmelidir.