ARAMA MOTORU
© COPYRIGHT
Bu sitenin tasarım ve içerik hakları Sn. Mustafa AYDIN ve sitedeki TarımNet / Sayfayı Hazırlayanlar bölümünde ismi yazılı olan kişilere aittir. İzinsiz, para karşılığında kullanılamaz, kopyalanamaz ve dağıtılamaz.
DİĞER SİTELER
Volkan Derinbay
Fotokompozisyon
Briç Dersleri
Hititler
Web Dilleri
Buffy
AGV

Domain
 
TarımNet / Bitkisel Üretim / Bahçe Bitkileri / Sebzecilik /
           


5. Yetiştirilme Şekli

5.1. Toprak hazırlığı ekim ve dikim
5.1.1. Doğrudan tohum ekimi yöntemiyle domates üretimi
5.1.2. Fide dikim yöntemi ile domates üretimi
5.1.2.1. Karık tabanına susuz dikim
5.1.2.2. Suya dikim
5.1.2.3. Su ile sırta dikim
5.1.2.4. Makineli dikim
5.1.2.5. Heinz yöntemi ile dikim
5.2. Sulama
5.3. Tarımsal savaşım
5.4. Bakım işleri

5.1. Toprak hazırlığı ekim ve dikim
[Konu Başlığı] [Sonraki Konu]

Domates ya yetiştirileceği tarlaya tohumlarını doğrudan ekerek yada fidelerini, fideliklerde yetiştirildikten sonra üretimin yapılacağı tarlaya şaşırtmak suretiyle olmak üzere iki şekilde üretilir.

5.1.1. Doğrudan tohum ekimi yöntemiyle domates üretimi
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Doğrudan tohum ekimi yoluyla üretim, ekim dönemindeki hava şartları ve ekim yapılacak tarlanın yapısı ile yakından ilgilidir. Bu yolla üretim yapılması ekim dönemi olan şubat-mart aylarının çok yağışlı geçtiği yıllarda büyük sorunlar yaratır. Üretim gecikir verim düşer. Bazı yıllarda ise üretim yağış dağılımı ve tarlanın toprak karakterine bağlı olarak hiç mümkün olmaz.

Doğrudan tohum ekimi yaprak yapılan yetiştirmede aşağıdaki hususları gözönünde bulundurmak gerekir.

  • Domates yetiştirilecek tarlaya sonbaharda tarla kuru iken, dip kazan çekilmelidir. Domates tarımının başarısı için bu işin mutlaka yapılması gereklidr.
  • Ağır killi topraklarda doğrudan tohum ekimi ile üretimden kaçınılmalıdır. Zira toprak hazırlama, ekim ve tohumun çimlenmesi dönemlerinde büyük sorunlar ortaya çıkar.
  • Çimlenme döneminde toprağın tavını kaçırmaması ve mümkün olduğu kadar az kaymak bağlamaması için alüvyonlu topraklar tercih edilmelidir
  • Doğrudan tohum ekimi yapılacak tarlaya şubat-mart aylarında ekim yapılabilecek şekilde girilebilmelidir.
  • Tohum ekimi yapılacak tarla sonbaharda derin olarak işlenmeli, iklim şartları müsaade ederse ocak veya şubat ayında yeniden derin olmayan bir sürüm yapılmalı veya kazayakları ile yüzeysel olarak işlenmelidir. Doğrudan tohum ekilerek yapılan yetiştirmede yabancı ot büyük sorunlar yaratabilir. Bu nedenle bu sürümler ot gelişmesine engel olmak açısından büyük yarar sağlar.

Bütün bu hususlar dikkate alınarak seçilen ve hazırlanan tarlaya ekim, ilkbaharın son donlarının ortadan kalkmasından 20-25 gün önce yetiştirme yapılacak yöreye ve toprağın 3-4 cm derinlikte işlenmesine imkan verecek kadar tavlaşmasına bağlı olarak şubat sonu ve mart ayı içinde yapılır. Verilecek fosforlu gübre bu işleme esnasında toprağa verilir. (12-15 kg P2O5 veya 30-40 kg Triple süperfosfat).

Ekimden önce toprağa kompoze gübre vererek de uygulama yapılabilir. Bu durumda ekimden önceki toprak işlemesi sırasında dekara 60-70 kg 15-15-15 gübresi vererek 10-15 cm derinliğe karıştırılır. Bu şekilde yapılan gübrelemeden sonra, ilk çapalama ile birlikte dekara 20 kg potasyum nitrat bant şeklinde bitki köklerinden 15-20 cm uzağa ve toprağın 20 cm derinliğine, ilk meyveler pembeleşince de buna ilave olarak dekara 20 kg Amonyum nitrat suya verilerek tamamlanmış olur.

Tarlaya doğrudan tohum ekimi hava emmeli, tohumu tek tek atan mibzerlerle (pünoymatik) yapılabildiği gibi basit pamuk ekim mibzerleri ile de yapılabilir. Önemli olan iyi bir tohum yatağı hazırlamak ve tohumu 1-2 cm derinlikteki tavlı toprağa düşürmektir.

Ekim sırasında verilecek sıra arası mesafesi bölgedeki yetiştirme şekline göre ve çeşide bağlı olmak üzere 120-140 cm arasında değişir. Sıra üzerinde ise 1 m’lik uzunluğa 40-50 tohum düşecek şekilde ekim yapılmalıdır. Böylece dekarda kullanılan tohum miktarı 80-100 gr olmaktadır. Esasen pünoymatik mibzer ile 5-7 cmde bir tohum atılarak yapılan ekimde ise dekara kullanılan tohum 35-50 grama kadar düşürülebilir. Erken dönemde yapılacak ekim ve kötü şartlarda yapılan ekimlerde dekara atılan tohum miktarı yüksek tutulmalıdır.

Tohum yüzlek düşerse toprak çabuk kuruyacağından çimlenme için yeterlii nemi bulamaz. Çimlenmeye başlamış ve belli bir yere kadar gelmiş bulunan tohum bir defa kurursa bir daha çimlenmez.

Tohum derine düşerse esasen kötü olan çimlenme şartları (sıcaklığın düşük seviyede oluşu veya fazla rutubet bulunması) nedeniyle tohum yine çimlenmez. Tohumun çimlenmesinde tohumun yaşı, tohumun iriliği ve muhafaza edildiği deponun şartları da rol oynar.

Yaşlı tohumlarda çimlenme yüzdesi düşer ve tohum geç çimlenir. Tohumun geç çimlenmesi bilhassa tarlaya doğrudan tohum ekiminde birçok sorunu birlikte getirir ve yetiştirmenin başarısını önemli ölçüde düşürür. Bu nedenle direkt tohum ekimi yoluyla üretimde o yıl alınmış çimlenme çimlenme ve sürme gücü yüksek tohumlar kullanılmalıdır. Kalibrasyonda küçük taneli grupta yer alan domates tohumları direkt tohum ekiminde, mecbur kalınmadığı sürece kullanılmamalıdır.

Domates ekiminden sonra yabancı ot çimlenmesinin önüne geçmek amacıyla yegane selektif herbisit olan “sencor” uygulaması yabancı ot kontrolünde önemli kolaylık sağlar. Bu uygulama tarlanın tamamına değil sadece ekim yapılmış olan sıranın üzerine ve ekim sırasını ortalayacak şekilde 20-30 cm eninde bir şerit halinde yapılmalıdır. Böylece ilaçlama kaplama ilaçlamaya göre 5- veya 7 defa az ilaç kullanılarak başarılı bir şekilde kolayca yapılabilir. Tarlada yabancı ot kontrolü çimlenmenin ve çimlenmeden sonraki bitki gelişmesinin düzenli olmasını sağlar. Domates bitkileri 5-6 cm boy aldığında sıra aralarındaki ilaçlanmayan kısımlarda gelişen yabancı otların kazayakları ile çapalanması gerekir. Bu çapalama döneminde sıralara yaklaşılarak toprağın havalanması sağlanır.

Havaların ısınmasıyla birlikte bitkiler hızlı bir şekilde gelişmeye başlarlar, bu dönemde sıra araları yılan dilleriyle 15-20 cm derinlikte işlenerek daha önce belirtildiği şekilde verilecek olan azotlu gübrenin yarısı bant şeklinde sıralardan 15 cm uzağa ve 15-20 cm derine gelecek şekilde toprağa verilir. Gübrenin kalan yarısı ise amonyum nitrat olarak ilk domatesler pembeleşince suya verilmelidir.

Bitkiler toprakta bitki gelişmesi için yeterli rutubet yoksa sıraların iki yanına bitkilerden 15-20 cm uzaklıkta açılan 15-20 cm derinlikteki karıklardan sulanır. Bitkilerin kök çevresinde kaymak tabakası meydana gelmemesine özen gösterilmelidir. Bitkiler 20-25 cm boy alıncaya kadar yağmurlama yöntemi ile sulanırsa daha iyi gelişirler. Daha geç dönemde özellikle mantari hastalıkların yayılmasını önlemek amacıyla yağmurlama sulamadan kaçınılmalıdır.

Bitkiler ikinci hakiki yapraklarını çıkardıklarında derin olmayacak şekilde çapalanarak seyreltilmelidir. Her 5-6 cm’de bir bitki kalacak şekilde yan yana gelişen bitkiler sökülerek alınmalıdır. Seyreltmeden sonra tarlada kalan domates bitkileri bölgedeki fide dikim büyüklüğüne geldiğinde her 15-18 cm’de bir bitki kalacak şekilde teklenmeli, mümkünse tekleme sulamadan sonra toprak tava gelince yapılmalıdır. Böylece tekleme amacıyla sökülen bitkiler bir başka tarlada mükemmel bir fide olarak kullanılabilir.

Bu işlemlerden sonra bitkiler yanlara bant şeklinde verilen gübreden de yararlanmaya başlar ve hızla gelişirler. Bu dönemde toprak yılan dilleri ile bitki kökleri zarar görmeyecek şekilde birkaç defa işlenir. Bu toprak işlemesi ile toprak sıcaklığı da yükseldiği için bitki gelişmesi anormal şekilde hızlanır. Bu birkaç gün içinde bitkiler traktörün göğsüne değecek şekilde boy alırlar. İşte bu dönemde fazla zaman kaybetmeden sulama karıkları açılmalıdır. Sulama karıkları domuzburnu ile dikkatlice bitkilerin toprakla gömülmeyeceği şekilde traktörün traktörün göğüs kısmına ve domuzburnu iskeletine naylon sarılarak yapılmalıdır. Böylece boy almış bitkilerin çarpma ile yaralanmaları önlenmiş olur. Çarpma ile yaralanma bir bitkiden diğer bitkiye virüs hastalıklarının taşınmasına sebep olabileceğinden büyük önem taşır. Özellikle sıra başlarındaki bitki yapraklarının traktör tekerince ezilmesi virüslerin hızlı bir şekilde yayılmasına sebep olur.

5.1.2. Fide dikim yöntemi ile domates üretimi
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Fide ile yetiştiricilikte önce domates fidesinin yetiştirilmesi gerekir. Fide üretimi yetiştirmenin amacına ve çevre şartlarına bağlı olarak açıkta ve örtü altında yapılabilir. Genellikle fide üretimi ikinci ürün domates yetiştiriciliği haricinde alçak plastik tünellerde yapılır. Bunun için bölge şartlarına bağlı olarak Ocak ayından Nisan ayına kadar olan dönemde hazırlanan yastıklara sıravari olarak,sıra arsı 13-15 cm, sıra üzeri 1-1.5 cm ve ekim derinliği 1-2 cm’yi geçmeyecek şekilde m2’ye 2-3 gr tohum hesabıyla ekim yapılır. Ekimden sonra yastıklar dikkatli bir şekilde sulanır ve örtülür. Hava şartlarda bağlı olarak 2-3 hafta içinde çimlenme tamamlanır. İlk hakiki yapraklar çıkıncaya kadar yastıklar kapalı tutulur. Daha sonra düzenli aralıklarla havalandırılır. Fidenin gelişme dönemlerinde sulama, hastalık ve zararlılarla savaşım ve yabancı ot mücadelesi dışında herhangi bir işlem yapılmaz. Fideler 3-4 gerçek yapraklı olduklarında seyreltilirler. Çevre şartlarında tarla hazırlığına imkan verdiği döneme kadar fidelerin fazla boylanmadan kalmasını sağlamak amacıyla havalandırma ve sulama faktörlerine çok özen göstermek gerekir. Yapılacak fide dikim şekline göre belli boy kazanan fideler bir gün önceden sulanarak dikkatlice sökülerek ve esas yerlerine nakledilirler. Normal şartlarda tohum ekiminden 40-45 gün sonra pişkin ve kaliteli fideler dikim büyüklüğünü kazanırlar. Bir m2 yastık alanından ortalama 500-600 adet sağlıklı fide elde edilir.

Fide ile domates üretimi aşağıda sıralandığı gibi 5 şekilde yapılır.

  • Susuz dikim
  • Suya dikim
  • Su ile sırta dikim
  • Makineli dikim
  • Heinz usulü dikim

Bu dikim şekillerinden her birinin kendine özgü avantajları vardır. Hiç şüphe yok ki günümüz şartları kolay ve ucuz olanının tercih edilmesine neden olmaktadır. Ancak bu yöntemlerden bazıları bazı bölgelerde zorunlu olarak tercih edilmektedir. Bu dikim ve yetiştirme şekillerinden farkları, avantaj ve dezavantajları, hangi durumlarda tercih edilmeleri gerektiği aşağıda açıklanmıştır.

5.1.2.1. Karık tabanına susuz dikim
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Bu üretim şekli, sürekli olarak sulu tarım yapılan, kök ve kök boğazında zarara yol açan hastalıkların yaygın olduğu bulaşık topraklarda uygulanan, böylece kök hastalıklarının riskini azaltan ve erken dönemde sulama imkanı olmayan, barajlardan sulanan üretim alanlarında başarıyla kullanılır. Bu yetiştirme şeklinde bitkiler 40-50 cm boy alarak tamamen çiçekleninceye kadar sulanmaz. Dikim, karıkların tabanına yapıldığı için fide ilk gelişmesini tamamen işlenmeyen pulluk tabanında yapar bu nedenle de kök sistemi daha derinlerden de su ve besin maddesi alacak şekilde gelişir. Bir domates bitkisinin eni-boyu- derinliği 1m olan bir hacim içinde kök geliştirebildiği düşünülürse bu dikim şeklinden dolayı domates bitkisinin şansının attığı görülür.

Bu dikim şeklinde üzerinde durulması gereken önemli noktalar şu şekilde sıralanabilir.

Fidenin kısa boylu ve pişkin olması bu dikim şeklinin başarısı için ilk ve en önemli şarttır. Bu yöntemde dikilecek fidenin en az 40 günlük yaşta olması gerekir. Pişkin olmayan fide ile yetiştirme şeklinde başarılı olması mümkün değildir.

Bu yetiştirmede eksik fidelerin yerine yenilerini dikip tutturmak çok zordur. Bu nedenle fidelerin iyi korunması ve dikimden sonra meydana gelecek kemirici zararlarına karşı kepekli yem ile ilaçlanma yapılması şarttır. Dikimden önce fideler manebli, Zinepli bir ilaçla hazırlanmış bulamaca batırılarak tutumları kolaylaştırılır ve hastalıklardan korunur.

Bu dikim şeklinde tarlanın tavı çok önemlidir. Tarla tavında işlenmelidir. Sürüm derinliği 25-30 cm den az olmamalıdır. Tavın kaçmaması için rüzgarlı havada ve sıcak saatlerde toprak işlemesi yapılmaz. Sürüm işleminden önce dekara 50-70 kg 20-20-0 gübresi verilerek sürümle toprağa karıştırılır.

Dikim tavlı toprakta 120-140 cm sıra arası mesafesi ile açılan 20-25 cm derinliğindeki karıkların tabanına tütün diker gibi dikim kazığı ile karıklar açıldıktan hemen sonra hiç vakit kaybetmeden yapılır. Sıra üzeri mesafesi 20-25 cm’dir. Domuz burnu takılmış olarak hazır bekletilen traktörle, dikici sayısına göre karık açılır. Böylece dikim esnasında bitkilerin tavlı toprağa dikilmesi sağlanır. Dikimin öyleden sonra 15’ten sonra yapılması başarıyı önemli ölçüde arttırır. Böylece tutmayan bitki sayısı azalır. Dikimi yaparken dikim kazığının fidelerin gövdesini ezmemesine ve fide kökünün toprakta iyi temas etmesine, dikim kazığının açtığı çukurda boşluk kalmamasına dikkat edilmelidir. Fiden dikimi mutlaka usta işçiler tarafından yapılmalıdır. Usta bir işçi bir günde yaklaşık 1 dekarlık alanı dikebilmektedir.

Bu şekilde dikim kazığı ile dikilen bitkiler kök meydana getirip topraktan su ve besin maddesi almaya başlayıncaya kadar solgun bir görünüm gösterir. Sabahları gün doğarken tarlada kontrol yapılarak tutma durumu hakkında bilgi edinilmelidir. Bitkiler dikimin 4. gününden itibaren hızla büyümeye başlarlar.

İkinci günde yapılan kontrolde dikim hatası veya başka bir nedenle tutmayan bitki varsa bunların yine aynı şekilde dikim yapılır, ancak aşılanan bu bitkilere birer can suyu verilmesi yararlı olur.

Bu şekilde dikilmiş bitkiler iki hafta içinde büyüyerek 20 cm kadar taç yapılarlar ve karık tabanından tarla seviyesine kadar büyürler, yani 20-25 cm boya ulaşırlar. Bu arada tarladaki yabani otlarla gelişmeye başlar. Bu dönemde boğaz doldurması şeklinde bir çapalama yapılır. Karıkların kenarındaki tavlı toprak bitkinin kök boğazına çekilerek bitkilerin boğazları doldurulur. Bu çapadan sonra bitkiler çok hızlı şekilde büyürler. Bitkiler fazla büyümeden, çapadan hemen sonra bitkilerden 15-20 cm uzağa ve 20 cm derinliğe bant şeklinde ve dekara 20 kg gelecek şekilde KNO3 (potasyum nitrat) gübresi verilir.

Bitkiler traktörün göğsüne değecek büyüklüğe gelinceye kadar kaz ayakları ile 15-20 cm derinliği geçmeyecek ve bitkilere 15-20 cm mesafe kalacak şekilde birkaç defa toprak işlemesi yapılır. İşleme esnasında bitkilere çok yanaşarak işleme yapılırsa bitki kökleri kesilerek zarar görür ve gelişme durur. Toprak işlemesi esnasında bu hususa dikkat edilmelidir.

Domates bitkileri traktörün göğsüne değecek boya geldiklerinde domuz burnu ile sıraların tam ortasından 25-30 cm derinliğinde sulama karıkları açılır. Bu karık açma işlemi döneminde bitkiler yoğun çiçek meydana getirmişlerdir. Bu çiçeklerin ve bitkinin sürgünlerinin zarar görmemesi için traktörün önünden başlayarak karın kısmı ve traktöre takılan işleme aletlerinin bitkiye değebilecek kısımları meydana gelecek zararları önlemek amacıyla naylonla sarılır.

Karıklar açıldıktan sonra toprak çok hızlı bir şekilde su kaybeder bu bitkinin çiçek dökmesine neden alabilir. Bu nedenle sulama hazırlıkları tamamlandıktan sonra karık yarmak daha akıllıca olur. Yoğun çiçek meydana getirmiş bulunan bitkilerin sulanması çiçeklerin hemen hemen tamamının meyve bağlamasını sağlar ve bitki yanlara verilen gübreden istifade etmeye başlayarak yeni sürgünler ve çiçekler meydana getirir. Böylece bitkinin sürekli olarak gelişmesi ve yeni meyveler meydana getirmesi sağlanır. Bu işlem ürün miktarını ürün arttırır ve ürün sürekliliğini sağlar.

İlk sulama sırasında, özellikle killi topraklarda yapılan yetiştirmede çok dikkatli olmak gerekir. Bilhassa yetiştirmeden önce dip kazan çekilmeyen killi topraklarda az su ile her karığın sulanması şeklindeki sulamalarda bitki köklerinin bulunduğu sürüm derinliğindeki kısım su ile doyduğundan kökler hava alamaz bitkiler solar. Bunu önlemek için bilhassa ilk sulamada dikkatli olmak, sulamayı çok su ile kısa sürede yapmak veya bir karığı sulayıp yanındakini sulamayarak bu riski azaltmak gerekir.

İlk sulamadan sonra topraktaki yabancı ot tohumları çimlenmeye başladığında ikinci sulamayı

Yapmalı ve ikinci sulamanın arkasından karıklar içinde gezebilecek hale gelince yabancı otlara etkili olan selektif tek ilaç olan Sencor uygulaması bu dönemde yapılır.

Sencor dekara 70 gr ilaç gelecek şekilde uygulanmalıdır. Uygulama domates bitkilerinin örtmediği tüm toprak yüzeyine yapılmalıdır. İlaç domates bitkisinin uç dallarına da gelecektir. Bu bitkilerde 1-2 günlük bir durgunluğa neden olmasa da önemli değildir.

Bu uygulamadan sonra domateste yapılacak işler; hastalık ve zararlılarla savaş, düzenli olarak sulama ve sıra üzerinde görülen kaba otların elle alınması şeklinde özetlenebilir.

5.1.2.2. Suya dikim
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Bu dikim şekli sıcak bölgelerde çok uygulanır. Tercih edilmesinin nedeni dikimin hızlı yapılabilmesi, tutumda meydana gelen fire miktarının düşük olması ve toprak işleme işinin daha rahat yapılabilmesidir.

Suya dikim yapılacak arazinin işlenmesi toprak tavı ile ilgili olmadığı için toprak tavı kaçmış olsa da işlenebilir. Bu dikim şeklinde toprağın inceltilmesine de gerek yoktur. Bu nedenle dikimin birkaç gün geç kalması toprak hazırlanması ve dikim bakımından herhangi bir sorun yaratmaz. Sulu dikim yapılacak tarlada toprak 25-30 cm derinlikte sürülür. Sürüm öncesinde dekara 50-70 kg 20-20-0 gübresi verilerek gübrenin sürüm derinliğinde toprağa karışması sağlanır. Sürümden sonra toprakta kesekler meydana gelmiş ise toprağa tırmık çekilerek bu keseklerin kırılması sağlandığı gibi kaba olarak bir tesviye de yapılmış olur. Daha sonra domuz burnu ile 20-25 cm derinlikte karıklar açılır. Sıra aralarındaki mesafe toprak yapısına ve yetiştireceğimiz çeşide bağlı olarak 120-130 yada 140 cm olarak alınır. Karık uzunlukları tarlanın tesviye durumuna ve toprağın yapısına bağlı olarak 25-50 m arasında değişir. Killi ve tesviyesi iyi olmayan tarlalarda karıkların uzunlukları azalır. Alüviyal ve tesviyesi iyi olmayan tarlalarda karıkların uzunlukları azalır. Alüviyal ve tesviyesi iyi olan topraklarda ise karık uzunluğu artar. Daha büyük karık uzunluğunda kaçınılmalıdır. Zira daha uzun mesafelerde ilaçlama ve hasat esnasında büyük zorluklar çıkar.

Tarla tesviyeli ise sulamanın sifonla yapılması büyük kolaylık sağladığı gibi bitkiler dengeli olarak su alırlar. Bu nedenle sifonla sulamayı tercih etmeli ve buna göre ana kanalların yapılacağı alanlar ayrılmalıdır. Karıklama tamamlandıktan sonra tarla 2-3 gün güneşlenmeye bırakılırsa kök boğazında meydana gelebilecek hastalıklar yönünden yararlı olur.

Dikimin yapılacağı yer hazır hale geldikten sonra dikim için kullanılacak olan fideler hazırlanırlar. Bunun için fideler, sökümün yapılacağı günden bir gün önce sulanırlar ve dikimin yapılacağı günden bir gün önce akşamüzeri sökülürler. Sulu dikimde en çok kayba yol açan ve dikilen fidelerin kök boğazını yiyerek zarara yol açan toprak kurtları ve kara Fatmalara karşı, birde söküm esnasında yaralanan köklerden bitki bünyesine giren bakteri ve mantarlara karşı fideyi korumak için İnsektisit-Fungusid ve Bakterisid karıştırarak bulamaç hazırlanır ve sökülen fideler bu bulamaç içine batırılarak kasalara dikkatlice yerleştirilir. Kasaların çok doldurulması kasa kenarlarının fide gövdesini ezmesine neden olur ve fideler tarlada gelişemezler. Kasalara konan fideler ıslak bez veya çuvallarla örtülür.

Suya dikim gününün her saatinde yapılabilir. Dikimin yapılacağı karıklar bol su ile hızlı bir şekilde sulanır. Henüz karıklar su ile doluyken fidenin yapraklı kısımları su seviyesinin üstünde kalacak şekilde bitki gövdesinin kırılmasına meydan vermeden dikilirler. Dikimde fidenin su üstünde kalan kısmının karık içine düşmeyecek şekilde sırta doğru eğik olarak dikilmesine özen gösterilmeli ve dikim esnasında fidenin üst kısmı kesinlikte suya batırılmamalıdır. Dikim ne kadar iyi olursa olsun suya batırılan fideler kurur.

Bu şekilde yapılan dikimde iyi bir işçi günde 2-2.5 dekarlık bir alanı dikebilmektedir. Dikimden sonra bitkiler birkaç gün bu şekilde bırakılır. Karıklar içinde çatlamalar başlayınca daha fazla beklememeli ikinci sulama hemen yapılmalıdır. Aksi halde fide çevresinde meydana gelen çatlamalar genişleyerek fidenin yeni meydana getirdiği köklerin kopmasına neden olurlar. Bu sulamada suyun ilk sulamadaki seviyesine çıkmamasına ve fidelerin kök boğazının ıslanmamasına özen gösterilmelidir. Bundan sonraki sulama aralığı birkaç gün daha uzar. İkinci sulamadan sonra toprak tavlaşınca kök boğazları bitkilere zarar vermeyecek şekilde elle çapalanır. Bu çapadan sonra da birinci kulağı sökülmüş dörtlü veya beşli pullukla karıkların içini dolduracak şekilde ortadaki toprağın işlenerek karık içerisine çekilmesi sağlanır. Bu işlem boğaz doldurmayı çok kolaylaştırır. Bu şekilde tavlı toprağın kök boğazını örtmesi sağlanarak bitkinin gövdeden köklenmesi teşvik edilir. Daha sonra bitkiye fazla yaklaşmayacak sıra araları kaz ayakları ile işlenir. Bu dönemde domates bitkileri hızlı bir şekilde gelişirler. Bitkiler 40-50 cm boy alıp çiçekleninceye kadar sadece dikkatli şekilde bitkileri yaralamadan ara işlemesi yapılır. Bu arada bitkiye verilecek potasyum nitrat gübresi 15-20 cm kadar derine ve bitkiden 15-20 cm uzağa gelecek şekilde band şeklinde toprağa uygulanır. 15-20 kg/da bir gübre uygulaması yeterlidir. Gübre uygulamasından sonra sulama karıkları geciktirilmeden açılmalıdır. Gecikme, köklerin kesilmesine ve bitkinin traktör ile ekipmanları tarafından hırpalanmasına neden olur.

Sulama karıkların açılmasından önce sulama ile ilgili hazırlıkların tamamen bitirilmiş olması gerekir. Zira karıklar açıldıktan sonra toprak hızla su kaybeder ve bitkiler solar. Karıklar açıldıktan sonra toprak hızla su kaybeder ve bitkiler solar. Karıklar açıldıktan sonra hemen sulamaya geçilmelidir. Bundan sonra yapılan tüm işlemler diğer yetiştirme şeklinde olduğu gibi uygulanarak yetiştirmeye devam edilir.

5.1.2.3. Su ile sırta dikim
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Bu üretim şekli su kaynakları zayıf olan ve düşük debili su kaynaklarına sahip yörelerde uygulanır. Bu yöntem uygulanarak düşük debili su kaynakları ile daha geniş alanlarda üretim imkanı doğar, ancak bu üretim yönteminde diğer yöntemlere göre birim alandan alınan verim daha düşüktür. Sınırla ölçüde ve alternatif bitki yetiştirme imkanlarına sahip olmayan yörelerde zorunluluk nedeniyle uygulanan bir yöntemdir. Damla sulama gibi sulama yöntemlerinin uygulamaya konulması ile yöntem zaman içinde terk edilecektir.

Bu yöntemde tarla diğer yetiştirme şekillerinde olduğu gibi hazırlandıktan sonra verilecek sıra arasına göre karıklar açılır. Bu karık açma esnasında büyük domuz burnularının arasına takılan küçük bir domuz burnu ile sırtların ortasında derinliği 8-10 cm’ yi geçmeyecek şekilde ikinci küçük karıklar açılır. Dikim az miktarda su ile (1.5-2 inçlik su) hem sulama hem dikim şeklinde sırtta açılan bu küçük karıkların tapanına yapılır. Bu metodda bir işçi günde 1-1.5 da alan dikebilir.

Bu yöntemde dikim toprak tavının iyi olduğu dönemde yapılırsa bitki gelişmesi olumlu olarak etkilenir.

Sırtlarda oluşturulan küçük karıklara su ile yapılan dikimden kısa süre sonra bitkilerin çevrelerinde çatlamalar meydana gelir. Bu çatlamalar fazlalaşmadan yine az miktarda su ile sulama yapılarak bitki gelişmesinin başlaması ile birlikte, gerekiyorsa ikinci bir sulama yapılır. Yada sulama yapılmadan kök boğazları tavlı toprakla doldurularak üstten sulamaya son verilir. Sulama esas karıktan sızdırma şeklinde yapılır.

Bu yetiştirme şeklinde toprak işlemesi ve yabancı otlarla savaşım daha çok el emeği ister. Büyük alanlarda bu metotla üretim yapmak çok zor hatta imkansızdır.

Bu yöntemle yetiştirmenin Biga yöresinde uygulanan, fide köklerinin bir avuç çamurla kapatılmasından sonra çatlamanın önlenmesi amacıyla fide köklerinin üzerinin kuru toprakla örtülmesi şeklinde de uygulandığını görürüz. Burada yöre çiftçilerinin alışkanlıkları ve buna göre alet ekipman edinmeleri yetiştirme şeklini tayin eden unsur olmaktadır.

Hangi şekli ile uygulama yapılırsa yapılsın dikim ve boğaz doldurma işleminden sonra yapılan uygulamalar bütün yöntemlerde aynıdır. Bu yöntemde de sulama, bakım, mücadele ve hasat, susuz dikim ve suya dikim şeklinde olduğu gibi uygulanır.

Bu yetiştirme şeklinin sakıncalı tarafı bitkinin yeterli ölçüde kök geliştirememesidir. Bitki kökleri yüzeysel kalır. Bu nedenle bitki gelişmesi diğer yöntemlerdeki kadar güçlü olmaz. Buna karşılık bitki sadece dikim ve tutum döneminde iken su ile direkt olarak temas eder. Bu nedenle de kök boğazında zarar yapan hastalıklar daha az etkili olur. Daha genç ve küçük boylu fidelerle dikim yapma imkanı vardır, genç fideler daha kolay tutarak gelişirler.

Yetiştirme şekli ile ilgili tavsiye yaparken bu hususların mutlaka göz önüne alınması gerekmektedir. Üreticiye bu yöntemlerin iyi veya kötü taraflarını anlatarak hangi yöntemi uygulayacağı kararını ona bırakmak daha uygun olacaktır.

5.1.2.4. Makineli dikim
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Bu dikim şekli ülkemizde çok az uygulanır. Bunun ana nedeni de dikim için gerekli olan makinenin tedarik edilmesinin zorluğudur. Ayrıca makineli dikimi her toprakta uygulamak mümkün olsa bile toprak yapısına bağlı olmak üzere önemli zorlukları vardır.

Ancak makineli dikim modern üretimde başarıyla uygulanan, ucuz ve erkenci üretim yapma imkanı veren bir yetiştirme şekli oluşu nedeniyle tarımı geliştirilmiş olan dikim makineleri ile makineli dikime uygun topraklı fide kullanılarak küçük alanlarda 2-5 dekarlık üretim yapılabildiği gibi 800-1000 dekarlık büyük alanlarda da üretim rahatça yapılabilmektedir. Bu nedenle gelecekte modern üretim yapacak olan çiftçilerimizin bu günden bu üretim şekli konusunda aydınlatılması ve teşkilatlandırılması gerekmektedir. Ayrıca makineli dikimde toprağın hazırlanması ile ilgili olarak da çiftçimizin bilgilendirilmesi ve buna göre ufak tefek değişikliklerle teşkilatlandırılması araç ve gereçlerle donatılması planlanmalıdır.

Makinelerin gruplar halinde satın alınması ve ortaklaşa kullanılması bugün ülkemizde makineli dikimin önündeki en önemli engel olan makine satın almayı kolaylaştıracak ve birim alana düşürecek olan makine maliyetini önemli oranda düşürecektir.

5.1.2.5. Heinz yöntemi ile dikim
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Bu dikim şekli özellikle yüksek kaliteli sofralık ve sanayi domatesi üretiminde kullanılır. Metodun özelliğinden dolayı el işçiliği oldukça yüksektir ve su imkanlarının çok iyi olduğu şartlarda ve derin bünyeli topraklarda uygulanır. Diğer metotlarla üretilen ürünlerde toprakla temas neticesinde meydana gelen meyve çürümesi bu metotla üretimde hiç görülmez. Ayrıca olgunlaşmış meyveler bitki üzerinde uzun süre bekletilebilir. Bu uygulama özellikle salça sanayinde yüksek kaliteli salça üretimini sağlar. Salçada renk değerleri yükselir ve küf değerleri asgari düzeylere iner.

Bu yöntemde yapılan yetiştirmede tarla sonbaharda en az 40 cm derinlikte olacak şekilde sürülür. İlkbaharda dikim öncesinde sürüm yine derin sürüm şeklinde tekrarlanır. Bu ilkbahar sürümünden evvel domatese verilecek gübrenin tamamı bir defada olmak üzere toprağa verilmelidir. Sürüm öncesinde dekara 80-100 kg 15:15:15 gübresi verilir ve sürüm ile toprağın sürüm derinliğine karıştırılır. İleride fide dikiminden yapılacağı sırtlarda tavlı toprağın sürüm sıkışmaması için sürümden sonra herhangi bir işlem yapılmadan sulamanın yapılacağı 60-70 cm genişlikte ve 30 cm derinlikteki karıklar 160 cm sıra arası mesafesi ile açılır.

Daha sonra karık sırtlarının orta noktasına 40 cm üzeri mesafe ile dar çapa kullanılarak 15-20 cm derinliğinde ve 10-15 cm genişliğinde ve 10-15 cm genişliğinde dikim çukurları açılır. Çukurdan çıkan toprak daha sonra dikimde kullanılmak üzere hemen çukurun yanına toprak daha sonra dikimde kullanılmak üzere hemen çukurun yanına dağıtılmadan konur. Tarla bu şekilde dikime hazırlandıktan sonra bu metodun uygulanmasında kullanılacak fideler hazırlanır. Kullanılacak fidelerin boylarının 25 cm’den daha küçük olması ve pişkin fide olması başarı için şarttır. Dikim mümkünse günün serin saatlerinde yapılmalıdır. Dikim her ocağa bir fide gelecek şekilde daha önce çukurdan çıkan toprak kullanılarak yapılır. Dikim esnasında dikim çukurunda sulamaya imkan verecek şekilde bir çanak oluşturulur. Dikimden hemen sonra hiç vakit kaybetmeden her fidenin köküne bir tas su dökülür. Bu metotta bir dekar alanın dikimi için ortalama bir işçi yeterlidir. Dikimden birkaç gün sonra bitkilerin yeni yaprak çıkarmaya başladığı dönemde sulama karıkları ve sırtlara bitkiye temas etmeyecek şekilde Sencor uygulaması yapılır. Bundan sonra hasada kadar sulama ve tarımsal savaş dışında diğer yetiştirme şekillerinde görülen bir çok bakım işlemine gerek kalmaz. Bitki susuzluk belirtisi gösterdiği zaman sulamalar karıklardan sızdırma şeklinde yapılır. Karıkların derin ve geniş oluşu sulama aralıklarının uzamasını sağlar.

5.2. Sulama
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Domates yetiştiriciliğinde sulama verime en çok etki yapan faktörlerden birisi, hatta birincisidir. Herşey mükemmel olsa bile sulama yeterli ve düzenli değilse istenilen verime ulaşılmaz. Sulamanın istenilen şekilde yapılabilmesi de tarlanın tesviyesi ile yakından ilgilidir. Tesviyesi iyi olmayan veya eğim derecesi fazla olan tarlalarda başarılı bir domates yetiştirmek mümkün olamaz. Bu şekilde tesviyesi kötü tarlalarda domates yetiştiriciliği damlama sulama yöntemi kullanılarak yapılmalıdır. Domates tarlasında karık uzunlukları bitkinin su almasına çok önemli ölçüde etki eder. Karık uzunlukları aynı zamanda hasatta da maliyet, kalite ve verim üzerinde önemli etki yapar. Karık boyu 50 m den daha uzun olursa sulama dengesizlikleri ortaya çıkar. Killi topraklarda bitkiler fazla su nedeniyle boğulurlar. Ayrıca karıkların uzun olması halinde toplama esnasında bitkiler çok hırpalanır. Çiçek ve yeşil meyve dökümleri meydana gelir. Bazen çeşide ve bitki gelişmesine bağlı olarak verim kaybı %20-30 gibi büyük miktarlara ulaşır. Ağır killi topraklarda karık boylarının 20-30 m arasında tutulması daha doğru olur.

Domates ilk sulamada çok dikkat isteyen bir bitkidir. Ağır karakterli topraklarda sulamanın karıklara bir boş bir dolu şekline yapılması daha uygundur. Ağır topraklarda sulama suyu bölünerek birkaç karığa birden yavaş olarak verilmemeli, bilakis bol su ile hızlı bir şekilde sulama yapılmalıdır. Aksi halde sulama ile bitki kökleri hava alamaz ve bitki boğulur. Bu şekilde sudan zarar gören domates bitkileri hemen pörsür,, renk değiştirir ve bitki gelişmesi durur. Bitkiler uzun süre oldukları büyüklerde kalırlar. Verim bu durumda %50-80 arasında düşebilir. Fazla sudan zarar gören bitkiler ilk fırsatta derince çapalanmalı ve toprak havalandırılmalıdır. Çiftçilerimiz arasında bu olaya su kesmesi adı verilir. Bitkiler daha sonraki sulamalarda suya karşı bu kadar hassas değildir.

Domates yetiştirilecek tarlaya önceden dipkazan çekmek sulamadaki bu tehlikeleri azaltır. Dipkazan ile toprakta oluşan pulluk tabanı kırıldığından fazla su, bitki kökü çevresinde fazla oyalanmadan toprağın derinlerine gideceğinden bitki köklerinin boğulması önlenmiş olur. Aynı zamanda bitki kökleri daha derinlere giderek oradaki su ve besin maddelerinden yararlanır. Bitki daha iyi gelişir ve daha uzun aralıklarla su ister. Sulama aralıklarının uzaması maliyeti düşürür. İlaçlama bakım ve hasat işlerine daha çok zaman ayrılmasını sağlar.

Tarlada yabancı ot fazla ise ilk sulamadan hemen sonra karık içinde gezilebilir duruma gelince yabancı ot çimlenmeleri başlarken Sencor uygulaması yapılır. Dekara 70 gr ilaç hesabı ile ilaç bitkilerin üstüne gelmeyecek şekilde sulama karıklarının içi ilaçlanır. İlacın etkisi toprak yüzeyinde gözle görülmeyecek şekilde bir film tabakası oluşturması ile ortaya çıkar. Çimlenen ve toprak yüzüne çıkan tun ucu bu film tabakasına çarparak kurur. Bu etkinin uzun süreli olması için ilaçlamadan sonra toprak yüzünde oluşan bu film tabakasının yırtılması gerekir. Bu nedenle de ilaçlamadan sonra çapa yapılmaz. Mecbur olmadıkça karıklar içinde gezilmez. Bu dönemden sonra bitkiler bir yandan çok hızlı bir şekilde gelişirken bir yandan da çiçek ve meyve meydana getirirler.

5.3. Tarımsal savaşım
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Domates yetiştiriciliğinde hastalık ve zararlılarla savaş son derece önemlidir. Domates üretiminin yaygın olduğu yörelerimizdeki hastalık ve zararlılar farklı olabildiği gibi bütün bölgelerimizde yaygın olarak görülen hastalık ve zararlılarda vardır.

Hastalık ve zararlılarla savaş domates yetiştirilecek olan tarlanın seçiminde başlar. Uzun süre sulu tarım yapılan tarlalarda kök hastalıklarının zarar yapması ihtimali daha fazladır. Aynı kültür bitkisinin aynı tarlada üst üste yerleştirilmesi o bitkide zarara yol açan hastalık etmenlerinin topraktaki yoğunluğunu arttırır. Her bitkinin kök derinliğinin farklı oluşu nedeniyle devamlı olarak aynı bitkinin üretimi yapılan topraklarda besin maddeleri o bitkinin kök derinliğine bağlı olarak azalır. Örneğin soğan bitkisi toprağın 20-25 cm derinliğine bağlı olarak azalır. Örneğin soğan bitkisi toprağın 20-25 cm derinliğindeki besin maddelerini alırken domates bitkisi 1m derinliğe kadar bulunan besinlerden yararlanılır.

Tarla seçiminde toprağın kök ur yapan ve gözle görülmeyecek kadar küçük olan bu zararlı topraklarda mevcut ise bu zararlıya dayanıklı domates çeşitleri kullanılmalıdır.

Yabancı otlar pek çok zararlıya yataklık yaparak daha sonra bu hastalık ve zararlıları kültür bitkisine geçirerek zarar yapmasına neden olurlar. Ayrıca yabancı otlar kültür bitkisinin alacağı besin maddelerine de ortak olurlar. İyi bir zirai mücadele yabancı ot mücadelesi ile başlamalıdır.

Zirai mücadele domates tarımında maliyetin çok önemli bir bölümünü oluşturur. Domates tarımda bu yüksek mücadele masrafı bazı tedbirler önceden alınarak düşürülebilir. Böylece hem domates üretim maliyeti düşer hemde gereksiz ilaçlamaların önüne geçilerek daha temiz bir ürün elde edilir ve çevre kirlenmesi azaltılır.

Domateste önemli zararlılara neden olan kırmızı örümcekler ve yaprak bitleri tarlalar arasındaki sınırlarda bulunan yabancı otlarda kışlarlar. Tarlanın sürülen kısmında kışı geçirmeleri mümkün değildir. Kültür bitkisinin yani domates bitkisinin bu zararlılardan korunması için çevre ilaçlaması yapmak yabancı otlarla savaşmak büyük tasarruf ve başarı sağlar. Mücadeledeki ana hedeflerden birisi zararlıyı tarlaya sokmamak olmalıdır.

Domateslerde önemli kayıplara neden zararlılardan birisinde yeşil kurttur. Bu zararlının kelebekleri tarla üzerinde uçarak domates sürgünlerinin uç kısımlarına yumurtalarını bırakır. Bunlardan çıkan tırtıllar bitkinin sürgün ucundaki yapraklarını yemeye başlarlar. İşte bu dönemde yani zarar görülmeye başlandığı dönemde (tırtıllar yaklaşık 1 cm uzunlukta iken) mücadele yapılmalı mücadelede gecikilmemelidir Aksi taktirde tırtıllar meyvelerde delik açarak içine girdikten sonra mücadele başarılı olmaz ve zararlı yapacağı zararı yapmış olur. İyi ve zamanında mücadele ile zararlının gelecek nesillerin yapacağı zararlarda büyük ölçüde önlenmiş olur.

Sıcakların ve bitkide meyve yükünün artması bitkiyi zayıf düşürür. İşte bu dönemlerde tarlada kırmızı örümcek zararlısı ortaya çıkar. Sınırlardaki yabancı otlardan ve bilhassa sarı dikenlerden domatese geçen kırmızı örümcek bitki yaprakları yeşil rengini kaybederek kurur. Bitki bu zararlıdan çok büyük zarar görür. Çıplak gözle zor görülen bu zararlı iyi takip edilmeli özellikle yol tarla kenarlarından başlayan zararı gecikmeden önlenmelidir. Bu nedenle zaman zaman tarlada büyüteç ile kontroller yapılmalıdır.

Bir römork üzerine çıkarak tarlaya bakıldığında kırmızı örümcek başlangıcını tarlada yağ lekeleri şeklinde görmek mümkündür. İşte böyle bir durumda zararlının bulunduğu noktalar dışardan içeriye doğru bir kırmızı örümcek ilacı ile ilaçlanır. Tozlu yol kenarlarındaki tarlalarda zararlı daha ok zarar yapar ve zararlı ile mücadele zorlaşır. Bu zararlıyı tarlaya sokmamak mücadeledeki temel prensiptir. Zararlı tarlaya girmiş ise yayılmasını önlemeye çalışmalıdır. Zararlıyı ortadan kaldırmak hemen hemen imkansızdır.

Ayrıca domates üretiminde son yılarda en çok zarar yapan bir başka zararlı da gövde akarlarıdır. Bunlar yaptıkları zarar bakımından kırmızı örümceklere benzerler. Zararları sıcak yıllarda çok büyük boyutlarda ortaya çıkmaktadır. Büyüteç ile dahi görülememeleri teşhislerini zorlaştırır. Tarlalar bir anda alev makinesi ile yakılmış gibi bir görüntü alır. Bitkilerin tamamen kurumasına yol açarak ürünün tümüyle kaybedilmesine neden olurlar. En iyi savaşım ıslanabilir kükürtle yapılır. Düzenli ilaçlama zararlının yayılmasını ve meydana getireceği zararı önler. Bütün bu etmenler yanında daha pek çok zararlı ve hastalık domates tarımını olumsuz yönde etkiler. Tohumdan başlayarak hepsine karşı gerekli önlemleri önceden almak daha kolay, daha başarılı, daha ucuz, daha sağlıklı ve daha çevreci bir mücadelenin yürütülmesini sağlar.

Domates üretiminde bitki gelişmesinin sağlıklı ve iyi olması verimi önemli ölçüde arttırır. Bitkiyi sürekli olarak sürgün verip, çiçek açar durumunda tutmak gerekir. Bu ise düzenli sulama, gübreleme ve bakımla olur. Bitkiler üzerinde hasada gelmiş ürünün hasat edilmeden tutulması yaşlanmaya ve verim düşüklüklerine neden olur.

İlaçlamaların ve sulamaların mümkün olduğu kadar öğleden sonra saat 16.00-17.00 den sonra yapılması başarıyı arttırır.

Başarıyı arttıran ana faktörlerden biriside hasat sırasında bitkilerin yıpratılmadan ürünün toplanmasıdır. Islak karıklar içinde gezerek toprağı çiğnemek kök gelişmesine büyük zarar verir.

Bütün bu hususlara dikkat edilerek yapılan doğrudan ekim yöntemi ile domates üretiminde toprağın iyi bir toprak olması durumunda 1 dekar alandan 12 tona kadar ürün almak mümkün olabilmektedir.

Doğrudan tohum ekimi ile yapılan yetiştiriciliklerde birim alandan daha yüksek verim almak için sıralı yetiştirme sisteminde ekim çift sıralı yetiştirme yapmak da kolayca uygulanabilmektedir. Çift sıralı yetiştirme sisteminde ekim çift sıralı olarak sıralar arasında 35-40 cm olacak şekilde yapılır. Su yolu olarak kullanılacak olan aralar ise 100 cm olarak bırakılır. Bu yöntemle yapılan yetiştirmede ekimden sonra sıraların bulunduğu 60 cm’lik şeridin mutlaka Sencor’la ilaçlanması gerekir. Zira sıralar arasındaki 40 cm’lik şeridin makine ile işlenmesi zordur. Bu zorluk bitkiler belli yöntemde de aynen uygulanır. Yapılan denemeler sonucunda çift sıralı yetiştirme şeklinin tek sıralı yetiştirme şekline göre birim alandan alınan verimi % 30’a kadar arttırdığı tespit edilmiştir. Damla sulama şekliyle sulanan yamaç alanlarda bu yöntemle yetiştirme yapmak sulama sistemlerinin maliyetinde de düşüş sağlar.

5.4. Bakım işleri
[Konu Başlığı] [Önceki Konu]

Domates yetiştiriciliğinde bakım işleri uygulanan yetiştirme şekline bağlı olarak önemli farklılıklar gösterdiğinden yetiştirme şekline göre bakım işlerinin nasıl ve ne zaman yapıldığı yetiştirme yöntemleri içinde ayrıntılı olarak açıklandığından çapalama,sulama, gübreleme ve tarımsal savaşım konularında burada ayrıca bilgi verilmemiştir.